Ana Sayfa Festival Haberleri Exit Fest – 2019

Exit Fest – 2019

2520
0

Ayrıca FestivalTR olarak Whatsapp Dayanışma grubumuza gelmek isteyenler buraya tıklayabilir.

318GÜN 23SAAT 08DAKİKA 01SANİYE

Biletler için; exitfest.org

Exit Festival       :    4/7 Temmuz 2019 – NoviSad – Sırbistan    (Vizesiz!)

Avrupa’nın en iyi festival ödülüne sahip  Exit Festival   ,  birçok kişi tarafından dünyanın en iyi festival mekanlarından biri olarak kabul edilen  Sırbistan‘ın  Novi Sad  kentindeki tarihi  Petrovaradin Kalesi’nde düzenlenmektedir. Festivallerin line up’ı her ne kadar oraya insan çekmek için en önemli sebep olsa da bir festivalin lokasyonu, yapıldığı yer de en az onun kadar önemlidir. İşte Avrupa’da söz konusu lokasyon olduğu zaman akla ilk gelen festival Sırbistan’ın kuzeyindeki Novi Sad şehrinde, Tuna Nehri kıyısındaki Petrovaradin Kalesi’nde gerçekleşiyor.
 
Sırbistan’  ın    Türkiye Vatandaşlarına Vizesiz Oluşu   , ülke ve şehirlerin ekonomik fiyatları, muhteşem Sırbistan Gece Hayatı sebebiyle etkili yerli & yabancı konuk listesi, Balkanlar coğrafyasında Avrupa’da merkezi konumu nedeniyle birçok ülkeden ziyaretçileri ağırlayacak olması  Exit Festival ‘i bu sene de   Her Yıl Olduğu Gibi Öne Çıkarıyor. 
 
Türkiye’nin güneyindeki tatil beldelerinde birkaç günlük tatil parasının daha da azına bu festivale katılmak ve olağanüstü bir festival deneyimi yaşamak mümkün… EXIT macerasına katılmayı kafanıza çok önceden koyar ve birkaç ay öncesinden uçak biletlerinizi uygun fiyatlara alabilirsiniz. THY, Pegasus ve Air Serbia ile hemen hemen her gün İstanbul’dan Belgrad’a uçuş bulabilirsiniz.
 
Exit Festival  ziyaretçilerine de pek çok seçenek sunuyor. Ben çadır insanı değilim derseniz şehirde uygun fiyatlara kiralayacağınız evlerde daha konforlu konaklama olanağına da sahipsiniz.    Yine bir ay öncesinden evde konaklamak istiyorsanız airbnb üzerinden otelde konaklamak istiyorsanız da booking üzerinden uygun fiyatlara konaklama sorununu çözebilirsiniz. Kamp konaklama seçeneğini haricinde gerek Belgrad, gerekse Novi Sad’da çok merkezi, temiz ve tüm olanakların bulunduğu mekânlar bulmak çok kolay.
 
Exit Festival’ in müzik ve ışık gösterileri ve aktiviteleri kadar, deniz kum güneş üçgeninde bir tatil ve dinlence imkanı sunması da etkinliği benzerlerinden ayırıyor. 
4 gece boyunca çılgın eğlencelerle şehir & plaj festivali olmasının getirisi ile 24 saat devam eden çılgınlıktan birkaç saatliğine kaçmak isteyenler  Novi Sad gibi şahane şehrin plajlarında dinlenebiliyor. 
 
Ayrıca festival alanı dahilinde  beach party’ler ve  after party’ler de konuklara bitmez bir eğlence alternatifi sunuyor. Şehir zaten sabaha kadar uyumazken, Exit’e katılanları da uyutmayacağa benziyor.    Tuna Nehri kıyısındaki tarihi   Petrovaradin Kalesi   ‘ne ulaşan köprüden itibaren ”    State Of Exit   ” ismiyle, bağımsız bir devlet gibi tanımlanan festival; tüm savaş, ayrımcılık ve ırkçılık karşıtları için, dört günlük de olsa, bir rüyanın gerçek olabileceğini gösteriyor.
 
İlk olarak 2000 yılında Sırbistan Öğrenci Birliği tarafından, genç nesilleri seçimlere katılmaya ve kendi gelecekleri için oy vermeye çağıran 100 günlük bir kampanyanın son ayağı olarak düzenlenen festival, Miloseviç rejimini bitiren gösterilerin son ateşinin fitili olarak da görülüyor. Festivalin doğuş sloganı da bu duyguyu yeterince anlatıyor zaten: ”    Exit   out of ten years of madness!   “
 
Kar amacı gütmeyen, şirketlerden bağımsız ve resmi polislerin yer almadığı festivalde, 15 farklı sahnede tüm müzik türlerine ait yaklaşık 200 konser gerçekleşiyor. Festival boyunca toplam yaklaşık 300.000 kişinin katıldığı festivalin ana sahnesinde, dünya çapında büyük dinleyici kitlesine sahip gurup ve dj’ler yer alıyor!
 
Ana sahne dışındaki diğer sahneler; elektronikten dansa reggaeden heavy metale kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştı. Ayni gün içinde hem dünyaca ünlü büyük çaplı bir konseri hem de belki daha önce hiç dinlemediğiniz amatör bir grubu dinleme seçeneğiniz oluyor.
 
Sivil bir girişim olarak başlayan ve başlangıç ilkelerinden ödün vermeden 15 yıldır devam eden  Exit Festival, alt yapı düzeninden sağlığa, güvenlikten konaklamaya kadar tüm sorunları oldukça iyi işleyen sistemler ile düzene sokmuş görünüyor. Exit Köyü olarak adlandırılan mekanlarda, isteyen herkes çadır konaklaması ile zamanının büyük kısmını festival havasından uzaklaşmadan bölgede geçirebiliyor. 
 
Novi Sad  şehri içinde konaklamak isteyenler için de, bağımsız olarak kiralanan oda ve dairelerin yanı sıra şehir içindeki tüm öğrenci yurtları festivalcilere kapılarını açmıştı. Sadece girişte bilet ve çantanızı kontrol ederken karşılaştığınız güvenlik görevlileri, konser alanları içinde, müdahaleden çok ortama uyum sağlamak gibi bir yaklaşım içinde.
 
Kendilerince dans eden, hatıra fotoğrafları çeken güvenlik görevlileriyle karsılaşmak, oldukça farklı bir deneyimdi benim için. Önünde “Faydalı Olma Hakkı”, arkasında “Gönüllü” yazan tişörtleriyle, alanda her noktada karşınıza çıkan gönüllü ekibi de festival boyunca her daim yardıma hazırdı. Müzik ve festivalin felsefesi ile yayılan barış ortamı, dört gün boyunca akşam 5’ten ertesi günün ilk ışıklarına kadar devam eden etkinliklerin oldukça huzurlu ve mutluluk veren bir şenlik olarak geçmesini sağlıyor.
 
Festivalin öne çıkan bir diğer özelliği de çevreye duyarlılık. Ortalama bir köy alanına yayılmış olan festival alanında hemen her yol ayrımında; “Tebrikler! Tuvaletlerde gereksiz kağıt kullanmadığınız ve kullanıma engel olduğunuz için 250 puan kazandınız.” ya da “Tebrikler! Festival konser çizelgesini iyice okuyup zihninize kazıdığınız ve başka bir tane almaya ihtiyaç duymaması için çizelgenizi arkadaşınıza ya da yoldan gecen herhangi birine verdiğiniz için 100 puan kazandınız!” gibi çevre duyarlılığı konusunda hatırlatmalar yapan tabelalar çıkıyordu karşınıza.
 
Her ne kadar sokaktan, aktivizmden ve politik bir söylemden doğmuş olsa da, festivalin bu politik duruşunun, dünyanın dört bir tarafından müziğin çeşitliliği etrafında bir araya gelmiş insanların inisiyatifine bırakıldığını hissediyorsunuz. Müziğin birleştirici etkisiyle gerçekleşmiş olan biraradalık, slogan ve pankartlardan ziyade, birebir varoluş biçimiyle veriyordu mesajını ve bunun özlemini çekenlerin mutluluğu da çok kolay gözlemlenebiliyor.
 
Tahammülsüzlüğün tüm cehaletiyle yine başrolde olduğu bugünlerde, bu deneyimi paylaşıp biraz olsun ilham vermek, barışın sesini duymak mümkün!
 
Sonuç olarak; çimenlerde yayılarak,sevdiğiniz grubun konserinde onbinlerle bir ağızdan şarkılar söyleyerek, daha önce hiç duymadığınız grupları keşfederek, stantları ziyaret ederek ve en önemlisi de dünyanın farklı noktalarından gelen bin bir çeşit insanla barış coşkusunu hissederek; küresel her markadan, reklamdan, fast-fooddan, televizyondan ve üniformadan uzak bir dört gün geçirmek, her şeye inat “umut” dedirtiyordu insana.
Tüm meraklılara hevesle tavsiye olunur! 
Not: Yukarıdaki Yazının Tamamı Türkçe Makalelerden Derlenmiştir!
Facebook Yorumları